Balıklısu Köyü Derneği | Giresun – Keşap

Kategoriler

ÖNEMLİ

“Mahalli Sözlük” bölümüne “Köyümüz” başlığı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Köyümüz ve bizlerle ilgili haberleri reklamın altındaki bölümden takip ediniz.

Son Yorumlar

admin
Gençlerimize,mutlu,sağlıklı ve huzurlu bir ömür,hayırlı evlat sahibi olmalarını dileriz.(Site yönetimi)
kaan murat sutlas
SİBEL&HÜSEYİN TUĞRUL Nuray - Temel CAZİROĞLU Havva - Salih TURAL…
kaan murat sutlas
çok sevgili Balıklısu Köylüleri 25.05.2015 tarihinde Facebook'da Balıklısu Köyü Derneği Gençlik Kolları sayfasına katıldım 188 üyesi ile 1 senedir acık…

OSMANLININ İLME VERDİĞİ ÖNEM

Yahya HARMANDAR

Çoğumuz Osmanlı tarihi deyince savaşlar, fetihler, toprak kaybettiğimiz acı olayları hatırlarız. Hâlbuki 623 yıllık Osmanlı devleti birçok alanda dünyaya kendini kabul ettirmiştir. Dünyaya meydan okurken bunların temelinde ilim vardı. İlim ve ilim adamına saygı ve itibar vardı.

Osmanlı devletini kuran Osman Bey bildiğimiz kadarıyla okuma yazması olmayan bir insandı. Ancak Şeyh Edebali gibi bir âlimin sözlerini hep önemsedi. Dediklerini harfiyen uyguladı. Şeyh Edebali 120 yaşında vefat etti. Ertuğrul, Osman ve Orhan Beylere rehberlik etti.

İlk Osmanlı medresesi İznik’te açıldıktan sonra, her fethedilen şehre yapılan binaların başında medreseler gelmekte idi.

Fatih İstanbul’a Şahn-ı Seman medreselerini yapıp hizmete açtıktan sonra oradan bir oda istiyor. Kendine bir şart ile verileceği söyleniyor. Talebe(öğrenci) olmak şartı ile. İmtihana girip öğrencilik belgesi alıyor. Sonra kendisine de öğrenciler gibi bir oda tahsis ediliyor.

Yine Fatih İstanbul’da ilmi çalışmalar yapmak üzere Astronomi âlimi Ali Kuşçu’yu Semerkant’tan İstanbul’a getirmek için milyonlarca akçeyi hocaya vermek zorunda kalmıştır.

Başka bir ibretlik olay da şudur. II. Bayezid döneminde savaş meclisi toplanmıştır. Padişah otağında otururken sağ yanına Anadolu beylerbeyini, sol yanına Rumeli beylerbeyini ve akıncı komutanlarından Evranosoğlu Ahmed beyi oturtmuştur. Konuşmalar devam ederken çadıra kıyafetlerinden âlim olduğu anlaşılan bir zat girer. İsmi Molla Lütfi’dir. Oturanları yara yara padişahın yanına kadar gelir. Padişah, Akıncı beyi Evrenoğlu Ahmed beyi yerinden kaldırarak âlime yer verir. Bu durumu uzaktan seyreden Kemal Paşazade (İbni Kemal) bu olaydan çok etkilenir. Kendisi ileride şanlı şöhretli kumutan olmayı düşünen İbni Kemal, o anda kararını değiştirir. Padişahın yanında bir numarada oturan komutan, bir âlim karşısında yerinden kaldırılıyor. Demek ki “Şanlı, şöhretli bir komutan olacağıma bir âlim olayım” diyor. O zaman toplumdaki yerim ve itibarım daha yukarıda olur diyor.

İbni Kemal bu olaydan sonra Edirne de Molla Lütfi’nin medresesinde talebeliğe başlar. Hızla ilimde yükselir. Müderris olur, kitaplar yazar. Omanlı tarihi yazma görevi verilir. Yavuz Sultan Selim döneminde de çalışmalarına devam eder. Şeyhülislam Zenbilli Ali efendinin vefatından sora Şeyhülislam makamına da yükselir. Padişah onu Mısır seferinde yanında götürür. 130 civarında yazdığı eserlerle o gün, bugün hala kendinden söz ettiren bir âlimimizdir. Allah şefaatine nail etsin.

Kategoriler: Yahya Harmandar, YAZARLAR

Yazılan Yorumlar

  1. hocam eline bilgine sağlık çok güzel ve eğitici bir yazı tşk. devamını bekleriz

Yukarı